O kadar güzel oturmuşlardı inanın fotoğraf çekmekten sık sık kayboldum.
Düşünün bir de burada yayınlamadığım bür sürü fotoğraf var.
Şimdi şu çocuklar çekilmez mi ama bu sefer kendim de olmalıydım fotoda.
Ancak küçük kızımız utangaç çıktı, kapattı yüzünü.
Biz foto çektikten sonra o arkamızdaki kapı açılmasın mı?. Tam ben de çocuğa şeker veriyor olmayım mı o sırada? Allahım! Başımdan aşağı kaynar sular döküldü, kendimi Nuri Alço gibi hissettim, hani vardır ya," gel çocuğum sana şeker vereceğim bak seni nereye götürceğim diyen tipler" Zaten oralara oldukaç yabancı bir görünümümüz var. Kendimi küçük ama şeker inek yavrusunu severken kocaman annesinin saldırısına uğramış gibi hissettim, inekten çok korkarım da, ondan bunu örnek verdim. Nedense bana hep kafa atacakmış gibi gelir inekler, önceki hayatımda boğa güreşçisi filan mıydım neydim? :) Anlamsız bir korku.
Neyse annesi çıktı kapıdan sert ve anlamsız bir ifade ile.
"Şey biz fotoğraf çektik te sadece hi hi, yani biz şimdi uzaktaaann.... neyse hi hi... güle güle"
Kadın hiçbirşey demedi.
Nasıl uzaklaştık oradan bilemedik.
Yani anlayın bu fotolar ne emeklerle çekildi.:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder