Üniversite yıllarıma götürdü bu şarkı beni. Bir dostum sayesinde keşfetmiştim bu şarkıyı. Kendisi de bu bloga gizlice yorumunı bırakıp kaçmış ama söylemem kim olduğunu :)
İşte haftanın şarkısı ona geliyor... Biliyorum bana çok kızgınsın ama ben de sana çok kızdım, yara aldım... Ama eğer dost isek ( her ne kadar da üzüntümü unutmasam da ) kaldığımız yerden belki de birkaç adım arkadan devam edebiliriz.
Hala o şifreli mesajların duruyor telefonumda.
Bana "Serpil nasıl hatırlamazsın, sen yazdın bunları bana" derken ki utanmamı acaba hangi kelimelerle anlatabilirim ki sana arkadaşım...
"Yaz ne olur. Söz bencil ülkenin gülmekte ısrarlı prensesi hep gülecek, sen gene o ıssız adaya düş, ben oradayım!" İMZA: SERPİL
"Dikkat et alnının teri soğumasın, o zaman sen sen değilsin" İMZA SERPİL
Bunlar benim mi yazdıklarımdı, senin mi bana yakıştırdıklarındı çözemedim ama ben senin gibi duygularıma set çekmeyi bilemedim hiç. Belki doğruyu ben, yapıyorum belki de sen yapıyorsun... İnan bilmiyorum ama "acı ve tatlı" iki yönü ise hayatın bırak da ben tatlı da yiyeyim acı da... Bırak düşersem de kendim kalkabileyim... Tutma beni omuzlarımdan, ellerimden, belki biraz kirlenirim ama kalkarım çukurların içinden, hiç merak etme sen...
O kadar özledim ki seninle dertleşmeyi ama sen o kadar acımasızdın ki o gece, yüzün gitmiyor gözlerimin önünden...
Neyse geçelim bunları, yakalım atalım okyanusa rüzgara karşı şöyle bir...Savuralım küllerini... Belki mikrop kaptı ilişkimiz ama asla kanser olmadı bilesin...
Hatırladın mı bu şarkıyı...
Peki ya Ayvalık'ı...Beyaz peyniri :)
Eğer uğrar da okursan bu yazıyı blogumda, üç kere tıkla, ben anlarım, ya da sana yazdıklarımı yaz bana, çünkü benim balık hafızam meşhur...
Not: Bundan sonra herkese bir şarkı hediye edeceğim belki de bir şiir...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
KÖRÜZ BİZ
Ne varsa otu ot çiçeği çiçek yapan
Tan yerinden söken umut ışığı
Sizin olsun çekik gözlü kardeşlerim
Aydınlıklar sizin olsun körüz biz
Bakmayın gözlerimizde yansıyan yıldızlara
Göremeyiz ateş böceklerini biz körüz
Çakıp sönen deniz fenerlerini uzak kıyılarda
Bir bulut ne zamandır üstümüzde
Yurt genişliğinde bir bulut kurşun ağırlığında
Nilüferler sularımızda açar mevsimsiz
Dolanır ayaklarımıza boğum boğum
Yapraklarında iri leş sinekleri uçuşa hazır
Göz göz oyulmuş gözlerimiz biz körüz
Göz çukurlarımızda radarlar fırıl fırıl döner
Körüz el yordamıyla yaşıyoruz bu yüzden
Yeni körler peydahlarız uyur uyanır
Ayak altında eziledursun karınca sürüleri
Ezenlerle bir olmuş yaşıyoruz ne güzel
Çizme onlardan içindeki ayak bizden ne iyi
Körüz biz kör uçuşlara açmışız toprağımızı
Ha düştü ha düşecek çelik gagalardan
Mantar mantar açılan tohumlar sıcakta
Gözlerimizi bir pula satıp geçmişiz bir yana
Ölmesini bilenlere yüz çevirmemiz bundan
Körüz gözbebeklerimize mil çekilmiş mil
Acımasız bir namlu şakağımızda soğuk
Tetikte kendi parmağımız yabancının değil
Rıfat ILGAZ
Güzel bir yazı: Love is gonna catch you babe
:D :D
Takvimlerden haberin yok mu
Geçiyor yıllar
Bana küsmüş yüzüme gülmez
Zalim aynalar
Kimimiz yorgun,kimimiz vurgun,
Kimi isyankar
Acı gerçek bu ömrümüz bir su
Geçiyor yıllar..
Vakit geç olmuş dönülmez yolmuş
Yürek bin pişman
Bundan böyle bana meyler dost
Geceler düşman
Hani nerde beklenenler
Medet umdum senelerce
Anılar hep dolu dizgin
Bana hayır yok gecelerden
Kimimiz yorgun,kimimiz vurgun,
Kimi isyankar
Acı gerçek bu ömrümüz bir su
Geçiyor yillar..
Vakit geç olmuş dönülmez yolmuş
Yürek bin pişman
Bundan böyle bana meyler dost
Geceler düşman
Yorum Gönder